Anasayfam Yap
   


DENİZ AKKAYA İLE SAMİMİ RÖPORTAJ...
Tarih: 25.09.2012
5887 Kez Okundu
0 yorum var.
Yazi Boyutu
DENİZ AKKAYA İLE SAMİMİ RÖPORTAJ

AnkaraStyle: Medyada gördüklerimiz ve okuduklarımız dışında ve o ihtişamlı Deniz Akkaya dışında günlük hayatında Deniz kimdir?

Deniz Akkaya: Yaptığımız işleri şöyle özetliyorum. Geçen gün bir arkadaşıma söyledim bunu. Sabahlara kadar dolaşıyor. Çok sevdiğim çok zeki reklamcı bir arkadaşım. Fakat enerjisini ve gücünü eksik kullanıyor. Çünkü hayatı yaşayarak öğrenmiş biri olarak söylüyorum bunu; Hayat gündüz yaşanır, gece sadece rüya görürsün. Ayakta bile olsan. Bizim yaptığımız işler de rüya ama böyle bir şey yok. Hayatta gerçekliği olan işler değil o yüzden genelde ışıltılı işler yapan insanların depresyona girme nedenleri de budur zaten. Gerçek olmayan dünyaya kapılmak. Ben olabildiğince uzak durmaya çalışıyorum ama şöyle uzak durmak; başka işler yapan insanlarla arkadaşlık etmeye çalışıyorum. Eski okul arkadaşlarımla, birbirimizden beslenebileceğimiz, birbirimizle yarışmayacağımız, birbirimizi ezmeyeceğimiz kişiler bunlar. Beni tokatlayacak, gerçeğe döndürecek kişileri etrafımda tutuyorum. A.S: Modelliğin zirvesini görmüş biri olarak size göre moda nedir?

D.A: Moda bir ticaret alanı, moda bir akım, güç… Uluslararası bir güç. Ekonomiyi yönlendiren bir olgu. Kapitalist sistemin de yönettiği bir iş. Maalesef biz de bunları bile bile kendimizi alamıyoruz onun ışıltısından. Moda çok şaşırtıcı, aynı zamanda da kandıran bir olgu. Ben uzak duramıyorum modadan çünkü mesleğimin hala bir tarafı bununla ilgili. Ayrıca zevk de alıyorum ama o beni yönlendiremez. Ben onu yönlendiririm.

A.S: Sayısız tasarımcıyla çalıştınız, yerli ve yabancı en beğendiğiniz tasarımcılar hangileri?

D.A: Roberto Rodrigez, Alexander McQueen, ölmeden önce ve şu anki ekibini de çok beğeniyorum ve Ellie Saab. Amerikan tasarımcıların daha yere basan ve giyilebilir şeyler yaptığını düşünüyorum. Donna Karan ve Michael Kors’u da çok beğeniyorum. Ben kendi hayatımda daha sadelikten yana olduğum için aşırı tarz, sözüm ona daha cool gözükmeye çalışan insanların kıyafetleri bana uygun değil. Ben kıyafetle kendimi anlatmak gibi derdi olan biri olmadığım için olabildiğince yalın kıyafetleri tercih ediyorum. Cengiz Abazoğlu benim çok yakın arkadaşım ondan eleştirel gözle bakamıyorum ona ama onun da zaman içerisinde tarzı çok değişti. Ya da bana yaptığı tasarımlar öyle. Yaptığı minimal tasarımlara bayılıyorum. Simay Bülbül’ü ve Hakan Yıldırımı da çok beğeniyorum.

A.S: Deniz Akkaya en çok ne giymeyi sever?

D.A: Giymekten en keyif aldığım şey binici çizmesidir. Kadınlara da çok yakıştırıyorum. A.S: Deniz Akkaya’nın dolabındaki en nadide parça nedir?

D.A: Ayakkabılarım. Dsquare zımbalı ayakkabılar ve Louboutin’lerim. Maalesef her kadın gibi onlara bayılıyorum!

A.S: Meslek hayatınız boyunca hayalini kurup da gerçekleştirme fırsatı bulamadığınız bir çalışma var mı?

D.A: Hayır çünkü gerçekten istiyorsam fırsatları değerlendirmekten korkan biri değilim ben.

A.S: Senelerdir görselliğe dayalı olan bir meslekle uğraşıyorsunuz. Benim için artık köşeye çekilme vakti geldi dediğiniz bir an oldu mu?

D.A: Seneler önce Marie Claire ekibiyle, Hakan Öztürk’le beraber NewYork’a bir çekime gitmiştik. Brooklyn köprüsünde hava 10 dereceydi ve tuvalet çekimi yapmaya gitmiştik. O çekimden dönerken Allah’ım benim burada ne işim var, ben neden fiziğimi, bünyemi bu kadar zorluyorum dedim. Sonra zatürre oldum. Neden bu kadar koşuyorum, amacım ne diye çok düşündüm. O çekimden sonra olmuştu öyle bir an ama bugüne kadar yaptığım en güzel çekimlerden biriydi. Maalesef ki bizi kandıran, etkileyen şeylerden biri de fotoğraf. Yeryüzündeki en önemli, en etkili görsellerden biri fotoğraf. Onun bir parçası olma duygusu insanın egosunu tabii ki çok okşuyor.

A.S: Bir röportajınızda 30 yaşında olgunlaşmaktan bahsetmişsiniz. Olgunlaşmanın size göre doğru yaşı nedir? Bir kadın olgunlaşmadan önce nasıldır?

D.A: Yaşadıklarından dolayı 25’e çekilebilir ya da yaşamadıklarından dolayı 45’i bulabilir ama bence ortalama olgunlaşma yaşı 30’dur. Çünkü bakın şu an dünyada supermodel diye bir şey kalmadı ama supermodel diye geçen isimlerden bir tanesi Miranda Kerr. Kitabını okudum ve çok beğendim. Orada çok uzun süre kendini çirkin hissettiğini hatta zayıflığıyla, vücudunu çok proporsiyonsuz bulduğu için sakladığını anlattığı bir kitap. Bu tür görsel işleri yapıyor da olsanız, başkaları sizi alkışlıyor da olsa 30’dan önce gizli gizli hepimizde vardır. Bende de vardı. Beğenmediğim yerlerim, kusur bulduğum yerlerim. 30 yaşından sonra fark ediyorsunuz ki yaşaya yaşaya edinilen kusurlar aslında çok değerli. Aslında sizi kadın, erkek yapan değerleri sonra fark ediyorsunuz.

A.S: Yine bir röportajınızda teknolojiden uzak yaşamaya çalıştığınızı ve mail alan telefonlardan kullanmadığınızı söylemişsiniz. Hala bu şekilde mi düşünüyorsunuz?

D.A: Ben teknolojinin insanları asosyal yaptığını düşünüyorum. İnsanlar yan yanayken bile başkalarının yanında olmak istiyormuş gibi başkalarıyla mesajlaşıyorlar. Bence bütün bu elektronik eşyaların hepsi hayatı kolaylaştırmak için var. Zorlaştırmak için değil ama bir bakın telefonunuzun şarjı bitiyor, panik halde şarj arıyorsunuz. Evde internet kesiliyor, aman Allah’ım ödememi yapmadım diye yine bir panik geçiriyorsunuz. Yani bunların hepsi bizi bir bağımlılığa itiyor. Twitter, Facebook, Instagram bunların hiç birinde yokum ve zaten bunlar için vaktim de yok.

 

A.S: Ayşe’den önceki Deniz Akkaya’yı ve Ayşe’den sonraki Deniz Akkaya’yı birer kelimeyle özetler misiniz?

D.A: Sabırsızdım, çok sabırlı oldum.

A.S: Geriye dönüp baktığınız zaman böyle bir şeye nasıl cesaret etmişim dediğiniz bir şey var mı?

D.A: Çok şey var işimle ilgili. Modelliği çok büyük bir aşkla yaptım ben. İlk önce elit’e katıldım. 19-20 kişiydik, Uğurkan Erez “Burada 19 tane Türkiye’nin en güzel top modeli var. Bir kişi olamayacak, şuradaki” deyip beni gösterdi. Sonra onun yaptığı yarışmada birinci oldum bir sene sonra. 15 sene öncesine göre çok cesurca çekimler yaptım. Gözüm çok karaydı. Ben en iyisi olacağım dedim. En iyi firmalar, en iyi fotoğraflar, her şeyin en iyisiyle ben çalışacağım dedim ki öyle de oldu. Tamamen iş odaklıydım. Aslan burcuyum olumlu, olumsuz özelliklerini taşıyorum. Şimdi cesurca davranır mıydım bilmem ama o yaşlarda olsam herhalde davranırdım.

A.S: AnkaraStyle okuyucularına kendi hayatlarına dair veya yapmaya cesaret edemediklerine dair Deniz Akkaya’dan bir cesaret cümlesi alsak…

 

D.A: Kimsenin ne söylediğine bakmasınlar. Kendilerini dinlesinler. Bunun için de kendi kendilerine kalsınlar. Çünkü çok derinden gelir o ses, ruhunuzun sesidir o. O ses her zaman doğruyu söyler.

A.S: İleride Ayşe’nin de bu meslekle uğraşmasını ister misiniz? Veya ona bir tavsiyeniz olur mu?

D.A: Ayşe istediği her türlü mesleği yapabilir. Sadece iyi bir eğitim almasını istiyorum. Çünkü eğitim almak bir şekilde sizin bir tarafınızı geliştiriyor. Okuduğunuz kitabın, mezun olduğunuz bölümün bir önemi yok. Eğitim hayatta disiplin sağlıyor. A.S: Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınız var mı?

D.A: Çok var, hangi birini anlatayım ki. Bu meslekten çok güzel dostlar edindim. Senelerin verdiği dostluklar. Mehmet gibi… Bizim çok özel hikayelerimiz vardır. Dışarıya pek anlatılmaz.

A.S: Chic Frog markası için yeni planlarınız var mı?

D.A: Sadece Avrupa yakasında da bir mağaza olması adına tıpkı Bağdat Caddesindeki ara sokaktaki gibi böyle popüler yerde değil daha gizli saklı bir ara sokakta açacağım mağaza ama bütün yatırımımı ben de internete yapıyorum. A.S: Önümüzdeki zamanlarda Deniz Akkaya’yı ne gibi projelerde göreceğiz?

D.A: Bu sene bitmeden iki tane televizyon programı yapmaya başlayacağım. Bundan sonra yapabileceğim donanımlı işler olmadığı sürece yapmama kararı almıştım ve bu benim için uzun bir bekleme süreciydi. Şimdi Beyaz Tv’de bir program yapıyorum. Önümüzdeki bir ay içinde de başka bir kanalda daha başlayacağım. Genel olarak ticaret hayatımın dışındaki yatırımı, medyaya, televizyona yapıyorum. Haftada 5 günlük yapabileceğim bir programı seneye yapacağım.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI...
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz ekleyin.
SİZİN YORUMUNUZ...
Yorumlarınız bizim için önemlidir
Ad Soyad....:
      
Not Başlığı....:
Notunuz......:

Posta Kutusu Medya Tanitim - 2011 Tüm Haklari Saklidir.
Bu sayfanin grafik tasarimi ve kod yazilimi tamamen Nafiz KARAHISAR tarafindan yapilmistir.
nfzkara@hotmail.com
Yayın Grubu
Posta Kutusu Medya Tanıtım
AnkaraStyle | Yeni Demet Dergisi | Kargo | Barkod
Medya | Ajans | Organizasyon